Kayıtlar

İhsan Oktay ANAR’ın Puslu Kıtalar Atlası İsimli Eserinin İncelemesi

Resim
İhsan Oktay ANAR Puslu Kıtalar Atlası Strigilis İhsan Oktay ANAR’ın Ege Üniversitesinde verdiği Felsefe Tarihi ve Antik Yunanca Derslerinde bulunmak şansına erişmiş olanlardanım. Yalnızlığı seven, ortalamadan oldukça uzun boylu, iri yarı görünüşüne karşın olağanüstü nazik ve öğrenci görüşme saatleri olarak ilan ettiği saatler dışında kampüste bulunmayı pek de sevmeyen bir adamdı. Dersleri dışında konuştuğunu duymak zordu. Bir gün derse geldi ve şunu sordu: “Arkadaşlar, boş verin dersi. Henüz sabun icat edilmemişken insanlar nasıl temizlenirlerdi biliyor musunuz?” diyerek “strigilis” in kullanılışını anlatmıştı. Bir başka sefer de takvimin, saatin icadından, zamandan ve tarihten bahsetmiştik. Orijinal karakteri her daim insanı şaşırtmaya hazır detaylarla ve sürprizlerle doluydu. İhsan Hocamın karakteristiklerini romanın derinliklerine sirayet etmiş izlerinden çıkarsamak mümkündür. Romanın ismiyle başlamalı. Kitabın ismindeki ‘puslu’ sıfatı atlas için mi? yoksa kı...

Faust'ta gizli piktogramlar

Resim
Bu heykel hristiyanlık dünyasında " the Mater Dolorosa " olarak bilinir. ama daha önemlisi bu figür;" Goethe nin 63 yılda yazdığı söylenen Faust'ta 18. bölümünün de arka planını süsler. Bu kitabında bir filozofun yeryüzünde çektiği acı ve yaşadığı tradjedinin  Meryem ile koşut olduğunu iddia eder gibidir. işte 18. bölümün kahramanı Margaret'tir. ( Goethe’nin genclik yıllarında, çocuğunu öldürdürdüğü icin asılan Susane Margaretha Brandt’in infazına tanık olduğu ve kadının savunmasında içine giren şeytan nedeniyle bu cinayeti işlediğini itiraf eden kişiye ithaf etmiştir) son sözlerinde kendisini yaşamın ve ölümün kirinden kurtarmalarını ister. Oysa insanoğlunun hayvandan farkı ihtiyacından fazla yemesi, susadığından fazla içmesi ve her daim aşık oluşudur." Tanrı’yla Faust’u baştan çıkarabileceğine dair iddiaya giren Mephisto, Faust’un yanına gelir. Bilgiye duyduğu açlığın dinmeyeceğine ve dünyadaki hiçbir şeyin onu doyuramayacağına inandığı içi...

Felsefe ve Edebiyat

Felsefe ve Edebiyat Edebiyat, yaşamla ilgili olan, ondan “bir kesit içeren” insanı ve yaşamı farklı yönlerden farklı üslup ve disiplinlerin bakış açısı ile değerlendirmektir. Edebi açıdan her eser, Dilthey’ın da belirttiği gibi, kahramanları, yazarın içinde yaşadığı veya söz konusu mekânı ve olaylarıyla tarihsel, toplumsal gerçekliğin izlerini taşır. Kahraman veya kahramanlar, yazar tarafından olayların örüntüsü içerisine ya da tamamen kurmaca bir zemine yerleşir. Bütün bunlar, herhangi bir temellendirmeye ihtiyaç olmaksızın hatta kimi zaman apaçık bir absürd fonda gerçekleşirken anlatılandan ziyade anlatımın kendisinin de öne çıktığı olur. Klasik tarzda roman ve öykülerde sıra dışı yazgılarını yaşamak zorunda kalan ya da bu yazgıyı iradi olarak seçen kahraman ya da kahramanlar mevcuttur. Olup bitenler ya bize araya giren yazar tarafından ya da olaylara şahit olan şahıs veya şahısların dilinden aktarılır. Ama her halükarda roman ya da öykülerde daima olayların durumların, yaşaml...